Sempozyum Hakkında

DİN VE COĞRAFYA SEMPOZYUMU I

ERKEN DÖNEM İSLAM KÜLTÜRÜNDE COĞRAFYA ALGISI (H. I-IV. ASIRLAR)


Din insandan, insan da zaman ve mekândan bağımsız düşünülemez. Bu gerçek, din, coğrafya ve tarih arasında yakın ve ayrılmaz bir ilişkinin olduğunu göstermektedir. Bu ilişki ağı içerisinde çok yönlü ve farklı boyutları olmasına rağmen din ve coğrafya ilişkisi bilimsel anlamda ihmal edilmektedir. Bu çerçevede daha ziyade üzerinde durulan hususlar din ve tarih ya da tarih ve coğrafya konuları olmaktadır.

Coğrafyanın iki temel ilgi alanından biri olan fizikî coğrafyanın insan ve toplum üzerinde doğrudan ve dolaylı etkileri olduğu kuşkusuzdur. Fizikî coğrafya, toplum ve din arasında karşılıklı ilişkiler söz konusu olduğunda özellikle din ve dinin algılanma biçimleri üzerinde önemli derecede etki etmektedir. Buna karşı beşerî coğrafya ise ilgi alanımıza daha fazla hitap etmektedir. Yerleşim yerlerinin kuruluş ve gelişmesini, demografik, iktisadî ve sosyal yönlerini ve coğrafi faktörlerin insan topluluklarının sosyal, siyasal, ekonomik, dinî ve kültürel yapılarını nasıl etkilediğini beşerî coğrafya incelemektedir. Dolayısıyla beşerî coğrafya ile din arasında da pek çok açıdan doğrudan ilişki bulunmaktadır.

Türkiye’de ilahiyat fakültelerinde en fazla ihmale uğradığını düşündüğümüz alanların başında coğrafya gelmektedir. Hâlbuki din ve coğrafya ilişkisine, özellikle de bu ilişkinin İslam boyutuna daha genel bir çerçeveden bakmak oldukça önemlidir. Bu fikirden hareketle Hitit Üniversitesi İlahiyat Fakültesi ve HİSAM iş birliğinde “Din ve Coğrafya Sempozyumu” başlığı altında, tematik ve tarihsel sürecin takip edildiği bir dizi sempozyum düzenlenmesi planlanmıştır. Bu girişim, aynı zamanda disiplinlerarası işbirliğini hayata geçirmeye yönelik bir adım niteliğindedir. 

Bu kapsamda ilk sempozyumun konusu “Erken Dönem İslam Kültüründe Coğrafya Algısı (H. I-IV. Asırlar)” olarak belirlenmiştir. Sempozyumun amacı, öncelikle insan-mekân ilişkisine dair genel çerçeveyi çizmek, İslam öncesi kültür ve dinlerde coğrafya algısına dair genel bir resim ortaya koymak, İslam coğrafyacılığının oluşumuna ve erken dönemine ışık tutmaktır. Bu vesileyle İslam coğrafyacılarının nasıl bir coğrafya geleneğinin içerisine dâhil olduğunu, onların katkı ve etkilerini tespit edebilmek mümkün olacaktır.


Not: Sempozyuma gönderilen bildiri özetleri çift taraflı kör hakemlik esası kapsamında Bilim Kurulunun incelemesi neticesinde seçilecektir.


Sempozyumda sunulacak bildirilerin yayınlanması hakkında:

Sempozyumda sunulan bildirilerin yayınlanması hususunda yazarlara iki seçenek sunulmaktadır.

1. Bildiri metnini makale formatına dönüştürmeyi tercih eden yazarların metni tüm hakemlik süreçlerinden geçerek Hitit İlahiyat Dergisi özel sayısında yayımlanacaktır. Detaylı bilgi için Hitit İlahiyat Dergisi web sayfasını takip edebilirsiniz. 

2. Dileyen yazarların bildiri tam metni Sempozyum Bildiri Kitabı'nda kitap bölümü olarak yayınlanacaktır.